Deri Enfeksiyonları

Bakterilerin Olduğu Deri Enfeksiyonları:

Bakteriler küçük tek hücreli organizmalardır. Mikroskopla görülebilirler ve şekillerine göre gruplandırılırlar.

ŞEKİLLERİNE GÖRE :

  • YUVARLAK BAKTERİLER
  • ÇUBUK BAKTERİLER
  • VİRGÜL ŞEKLİNDE BAKTERİLER
  • SPİRAL BAKTERİLER

Herseyce.com

Bakterilerin Sebep Olduğu Enfeksiyonlar:

Çıbanlar: Stafilokok enfeksiyonuna bağlı olarak kıl kökünde oluşan derin çıbanlardır. İltihaplı papil olarak başlar, hızla büyüyerek ağrılı püstül oluşturur.

İmpetigo: Deri yüzeyine hızla yayılan bakteriyel bir enfeksiyondur. Stafilokok ve streptokokların her ikisi de birliktedir. Enfeksiyon kırmızı leke şeklinde başlar, hızla “ serum” içeren kabarcıklar oluşur. Bunlar daha sonra tipik bal renkli kabuklara dönüşür. Daha çok çocuklardan görülür ve bulaşıcıdır.

Apse: Cildin kızarıp iltihaplanmasıdır. Sıkılmaması gerekir.

Virüslerin Sebep Olduğu Enfeksiyonlar:

Siğiller: Üst deride olan dokuların oluşturduğu tabakada bulunan bir virüs enfeksiyonu spinoz tabakada hücre sayısında hızlı bir artışa sebep olur ve deri yüzeyinde kabartılı bir siğil oluşturur. Anormal keratinleşme mevcuttur, hücre çekirdekleri dışarı çıkamaz ve tanecikli tabaka yok olur. Siğiller genellikle tedavi gerektirmeden iyileşebilirler, ancak bulaşıcıdırlar.

Herpes simplex ( soğuk yara) ( uçuk): Soğuk yara üst deri altında bulunan bir virüsün sebep olduğu sürekli tekrarlanan bir yaradır. Enfeksiyon genellikle çocukluk döneminde alınır ve uzun süre deride kalır. Belirtileri; bunalım, soğuk algınlığı, aşırı yorgunluk veya güneş ve rüzgarla aşırı temas sırasında görülür.

Herpes zoster( zona): Deriyi kabarcıklarla kuşatan bir sinir hastalığıdır. Çocuklukta virüsün alındığı ancak ortak yaşlarda daha yaygın çıktığı düşünülmektedir. Ağrılı ve iz bırakan bir hastalıktır.

Mantar Enfeksiyonları:

Deriye giren mantar, halka şeklinde cilt üzerinde oluşan pek çok hastalık türüne sebep olur. “ miselyum” adı verilen ince mantar liflerinden oluşur. Lifler, keratin parçalayıcı bir enzim içeren sindirim sıvısı salgılarlar. Böylece mantarlar beslenmek için keratin kullanırlar ve üst deriye, kıl veya tırnaklara hücum ederler, canlı dokulara giremezler.

Ringworm (halka şeklinde çıkan bir tür mantar hastalığı): Gövde, yüz, kol ve bacaklarda görülür.  Halka şeklinde pullu lezyonlardır, yayılarak genişler, ortadan başlayarak iyileşir ve halka şeklinde bir leke bırakırlar.

Yağ Bezi Hastalıkları:

Asteatosis: Yağ bezlerinin normalden az çalışması ile oluşan bir deri hastalığıdır.

Sebore: Derinin belirli bölgelerinde sebum’un normalden fazla salgılanmasıdır.

Komedonlar ( siyah noktalar): sebum ya da keratin pulunun ciltte yağ folikülünün için doldurması ile oluşurlar. Kirden çk havanın oksidasyonu nedeniyle ucu koyu renktir.

Akne vulgaris( kapalı komedon): akne vulgaris, kıl folikülü ve buna bağlı yağ bezlerinin kronik, inflamatuvar hastalığıdır. En sık yerleşim yeri yüzdür. Oluşumunda androjen hormonlar, yağ bezi salgısı foliküldeki mikrobiyal kolonizasyon ve folikül keratinizasyonunda bozulma ortak rol oynar.

Akne vulgaris ( açık komedon): açık komedon yassı, hafif kabarık, merkezi siyah noktalır şeklinde görülür. Siyah rengi keratin ve yağ oksidasyonuna bağlıdır. Lezyonlar zamanla genişleyebilir. Kapalı komedonlar iltihaplı olan akne lezyonlarının öncüsü olarak kabul edilir. En sık yüz, göğüs ve sırtta yerleşir.

Steatom ( yağlı kist) : sebumun cilt altında tutulup, toplanması sonucu yağlı ur ya da kist adı verilen ufak bir nodul oluşur. Şekli bir bezelye tanesi ile bir yumurta büyüklüğü arasında değişir. Kistler daha çok koltuk altı, yüzde ve başta yağ bezleri olan bölümlerde oluşur.

Milia (beyaz yağ bezleri): kıl köklerinin ağzında görülen keratin ve sebumun oluşturduğu küçük sert, beyaz renkteki kistlerdir.

Rozase (akne rozase): genellikle orta yaş ve üstündeki kadınlarda ve açık tenlilerde sık görülmekte olup, erkeklerde daha nadir görülür. Başlıca burun, yanaklar, alın ve çenede görülür. Yüzde sıcaklık ve yanma hissine yol açabilir.

Rinofima: bu hastalık genellikle yaşlı erkeklerde görülmesine rağmen nadiren kadınlarda da görülebilir. Burun düzensiz bir şekilde büyür ve deliklerin belirginleşmesiyle pürtüklü bir hal alır. Burunda leylak veya açık kırmızı renk değişiklikleri ve belirgin telanjektatik damarlar görülür.

Ter Bezil Hastalıkları:

Hipedidrosis (aşırı terleme): aşırı terleme genellikle, sayıca çok fazla ter bezi bulunan eller, ayaklar ve koltuk altı bölgeleri ile sınırlıdır. Nedeni doğuştan olabilir. Ancak genellikle psikolojik bir soruna bağlıdır.

İsilik (miliaria rubra): ter bezi kanılarını tıkanması sonucu toplanan terin derin yüzeyinde küçük veziküller oluşturmasıdır. İsiliğin belirtileri deride kaşınma, küçük kırmızımsı veziküller ve ter bezlerinin iltihaplanmasıdır.

 Pigmentasyon Hastalıkları:

Çiller: çiller, üst deride bulunan çok aktif bir grup melanosittin oluşturduğu küçük kahverengi lekelerdir. İlk olarak açık tenli, sarışın ya da kızıl saçlı çocuklarda yaklaşık 5 yaşında ortaya çıkarlar. Güneş ışığındaki UV ışınlarına aşırı maruz kalınınca çillerdeki melanin koyulaşır ve çiller daha geniş, kahverengi yamalar şeklinde genişleyebilirler.

Lentijinler (kahverengi lekeler): lentigo, ciltte doğuştan olan, çilden daha büyük kahverengi bir lekedir. Çiller gibi aşırı güneş ışığı ile temasta koyulaşmaz. Yaşlılık nedeniyle oluşan kentijinler elde ve yüzde bulunan kahverengi lekelerdir. Güneş ışığında artarlar.

Kloasma: hamilelik veya gebeliği önleyici ilaçların kullanımı sonucu yüz ve diğer deri bölgelerinde oluşan sınırları belli, kahverengi bölgelerle belirgin pigment artışıdır. Melanin üretiminin dişilik hormonu östrojen ile artmasına bağlı olarak meydana gelir.

Vitiligo (lökoderma): ciltte renksiz, beyaz lekeler oluşmasıdır. Melanositlerin yok olmasını bağlı olarak cildin belirli bölgelerinde oluşan lekelerdir. Koyu renk ciltlerde daha belirgindir.

Albinizm: doğuştan oluşan bir hastalıktır. Melanositler mevcuttur ancak melanin üretemezler. Vücutta pigment bulunmaz ve bu hastalığı olan kişiler açık tenli, sarışındır ve göz bebeği etrafındaki halka renksizdir.

Porto şarabı lekesi: düz, kırmızı ya da mor renkte, geniş, kılcal damarların kalıcı genişlemesi sonucu oluşan genellikle yüzün bir yarısını kaplayan lekelerdir. Genellikle doğuştan vardır ve ömür boyu kalır.

Çilek lekesi: küçük parlak kırmızı kılcal damar lekesidir. Doğuştan ya da doğumu takiben birkaç hafta içinde görülebilir. Yumuşak ve kabarıktır, birkaç lop bulunabilir, alt deride kılcal damarların artmasına bağlı olarak belirir.

Örümcek telanjiektazi( ışınsal kolları olan telanjiektazi): bir merkezden örümcek ayakları şeklinde yayılan, kılcal damarlardaki genişlemedir. Örümcek östrojenler olarak bilinir. Karaciğer hastalıkları ya da hamilelik gibi durumlarda östrojen seviyesi yükseldiği zaman artış görülebilir.

Kılcal damarların çatlaması ( terlanjiektazi): çatlak damarlar olarak da bilinir. Ufak lezyonlar, daha çok kılcal damarların çatlaması değil, kalıcı genişlemesinin sonucunda oluşur. Kuru, hassas ya da bakımsız ciltlerde görülür. Yaşlandıkça sayıları artar.

Benler (melanosittik ben ya da melanom): benler, alt deride bulunan melanositlere bağlı olarak hücre toplanması ile oluşurlar. Doğuştan var olabilirler veya doğuştan ciltte var olan hücrelerin daha sonra büyümesiyle oluşabilirler. Deri yüzeyinden hafifçe kabarık, ten renginde, kahverengi veya siyah düz şişliklerdir.

Malign melanom: malign melanom benlerden veya derinin melanositlerinden köken alır. Erken dönemlerde kolayca tedavi edilebilir ve yaşamı tehdit edici olmaz. Ancak daha sonraları malign melanom metastoz yaptığında tedavi başarısız kalabilir. Küçük kahverengi veya daha siyah renkli yama tarzında düzensiz sınırlı lezyonlar oluşuyorsa ve kanama yapıyorsa tehlikelidir.

Hiperpigmentasyon: derinin melanin pigmentasyonundaki artıştır. MSH (melonasit stimulen hormon) , ACTH (adrenokortikotropik hormon) ve over (üreme) hormonları direkt olarak pigmentojen etkilerdir.

Hipo Ve Depigmentasyon: derinin melanin pigmentesyonunun azalması ya da kaybolmasıdır. Bu doğuşsal ya da edinsel ( sonradan) olabildiği gibi kalıtımsal bir takım faktörlerin etkisi ile yaşamın herhangi bir devresinde oluşabilir.

Aşırı Kıllanma (hiperikosis ve hirsuitizm)

Aşırı kıllanma, normal olarak ayva tüylerinin bulunduğu bölgelerde terminal kılların artmasıdır. Hormon dengesizliği ya da kalıntıma bağlı bir nedenle olabilir, ancak genelde nedeni bilinmez. Kadınlarda, menopoz döneminde hormonal değişikliklere bağlı olarak ya da belirli bir ilacın yan etkisiyle yüz kıllarında artış görülebilir. Kadınların yüzünde, erkeklerden olduğu gibi belirli bölgelerdeki kıllanmaya “hirsutizm” adı verilir.

Herseyce.com

Alerjiler

Alerji, çoğu insanı etkilemeyen bir maddeye, karşı her hangi bir kişinin aşırı duyarlılığı ya da anormal reaksiyonudur. Reaksiyona neden olan maddeye alerjen adı verilir.

Herseyce.com

Egzama

 Kaşınma, sulanma ve kabuk bağlama gibi belirtilerle kendini gösteren bir hastalıktır. Bir çeşit deri iltihaplanmasıdır.

Herseyce.com

Ürtiker: ürtiker derini bir alerjene ya da kabartılar oluşturan fazla ovmaya karşı gösterdiği kısa süreli reaksiyonundur. Deride şişme, kaşıntı olabilir. Beyaz kabartı ve etrafında kırmızı bir bölge oluşabilir. Çok yaygındır. Hayatı boyunca en az bir kere ürtiker( kaşıntı) atağı geçirmeyen çok az kişi vardır. Ürtiker lezyonları kısa süreli olmasına rağmen bazen ürtiker lezyonlar günlerce kalır ve kahverengimsi bir iz bırakır.