Hyalüronik Asit Nedir?

 
www.herseyce.com

Hyalüronik asit cilt bariyerini güçlendiren ve dokuların nemini artırmasının yanında iyi yağlanmasına, nemli kalmasına,  yardımcı olan bir maddedir. Çevreden nem alan ve ciltte nemlenmeyi artıran bir cilt bakım bileşenleri kategorisi içinde kendi yerini almaktadır. Özellikle ciltte, eklemlerde ve gözde yüksek konsantrasyonlarında yer almaktadır. Başlıca görevi kayganlık sağlamak ve doku hidrasyonunu yani nemliliği sağlamaktır. Bebek cildinin yumuşaklığı, nemliliği ve canlılığının nedeni anne karnında yüzdüğü sıvının hyalüronik asit bakımından zengin olmasıdır.

Cildimizde meydana gelen genç görünümde kaybolmalar, güneş ışığı, doğal yaşlanma süreci, zararlı kimyasal maddeler ve çevre faktörler nedeni ile olmaktadır. Bu nedenlerin etkisini en aza indirebilmek için hyaluronik asit tercih edilmektedir. Bununda en büyük nedenlerinden biri kendi ağırlığının bin katına kadar su tutabilmesine özelliğine sahip olmasıdır. 

Yaşlandıkça vücuttaki hyalüronik asit seviyeleri azalır. Bu nedenle sadece kırışıklıklar meydana gelmez. Eklemlerde aşınma ve yıpranma gibi sonuçlar da doğurur. Vücuttaki bu değişikliklerin en az indirilmesi için hyalüronik asit zengini doğal besinlerin tüketilmesinin yanında cilt için serum, krem,enjeksiyonlar ve jeller kullanılabilmektedir.

Meyveler: Limon, portakal, ıhlamur ve greyfurt gibi narenciyelerin dışında C vitamini yönünden zengin olan diğer kaynakları söyleyebiliriz. Örneğin; Kavun, şeftali, armut elma, muz, domates, avokado, ananas, guava, mango, kiraz, kivi, yaban mersini, ahududu ve üzüm diyebiliriz.

Sebzeler; Patates gibi nişasta yönünden zengin olan ve kök sebzeler hyalüronik üretmek için vücuda fayda sağlamaktadır. Magnezyum da hyalüronik asit sentezi için gerekli diğer bir önemli faktördür. Örnek vermek gerekirse; Ispanak, karnabahar, kuşkonmaz, yeşil marul, brokoli, Brüksel lahanası, yeşil fasulye magnezyum açısından zengin olan besinlerdir. Bu besinler sayesinde hyalüronik asit düzeyinizde artış gösterir. Bunun dışında maya, fıstık, maydanoz, kepekli tahıllar, kahverengi pirinç,   yeşil biber, kırmızı biber birer kaynak olarak sunulabilir.

Hayvansal Gıdalarda: Hayvan derilerinde nöral dokularında bu asit bulunmaktadır. Bu nedenle hayvansal gıdaların tümü örnek verilebilir. Tavuk ve et suyu bağ dokusu ve kollajen yönünden zenginken, kırmızı etler retinol formu nedeniyle hyaluronik asit salgısı konusunda bizlere yardımcı olur.

Bunların dışında süt ve süt ürünlerinden de faydalanmanız önemlidir.

Hyalüronik Asidin Cilde Faydaları

www.herseyce.com

Hyalüronik asit, eklem rahatsızlıklarının yanı sıra, cilt kırışıklıklarına, yara iyileşmesine, reflüye, göz kuruluğuna, sistit ve kronik yorgunluklara da iyi gelmektedir. Tıpta özellikle  eklemlerdeki aşınma ve yıpranma sonucu gelişen ‘osteoartrit’in tedavisi için kullanılmaktadır. Eklemin içine enjekte yöntemiyle bu tedavi büyük gelişmeler sağlamaktadır. Bunun dışında cilt sağlığı ve güzelliği hyalüronik asidin en çok kullanıldığı alanlardır. Vücudumuzda bulunan toplam hyalüronik asidin yarısından fazlası cildimizde yer almaktadır. Tabi yılların etkisiyle miktarı azalmakta ve cildin nemi kaybolmaktadır. Donuk görünümlü, kırışık bir cilt her bayanın sorunu haline gelir. Bunu geciktirmek için kremler, serumlar ilk kullandığımız ürünlerdir.  Enjeksiyonlarla hyalüronik asidin cilde direkt verilmesi hem nemlilikte artış hem de kırışıklıklar ve diğer yaşlanma belirtileri üzerinde etkisinin hızla görülmesine yardımcı olur. Tabi bu işlemin dışında size önereceğim ilk şey gıda takviyesi olarak bu eksikliğinizi tamamlamanızdır. Ağızdan alınan hyalüronik asitle ilgili yapılan çalışmalarda kırışıklık derinliği ve hacminde bir azalma, ayrıca cilt parlaklığı, esnekliği ve nemliliğinde artış gibi etkiler ilk yöntem kadar çabuk kendini göstermez. Ama her şeyden önce doğal besinler önceliklidir. 

www.herseyce.com

Hyalüronik Asidin Faydalarını Kısaca Listelersek;

  • Cildin genç görünmesine ve kırışıklığın azalmasına yardımcı olur.
  • Cildin nemlenmesine yardımcı olur.
  • Ciltteki akne izlerini iyileştirir ve önler,
  • Dokuların onarılmasında, elastikiyetinin korunmasına yardım eder.
  • Cildin erken yaşlanmasına ve çevreden gelen olumsuzlukları en aza indirmeye yardımcı olur.
  • Cilt tahrişlerinde ve iltihap oluşumlarda iyileşme hızının arttırılmasında etkilidir.
  • Hücrelerin yaşlanmasıyla birlikte mitoz hızı azalmaktadır. Bunu yavaşlatmak ve parlak bir cilde sahip olmak için kullanır.
  • Kalojen liflerin oluşmasına ve korunmasına yardım eder.
  • Bunların dışında görme duyumuza da etki ederek görme yetimizi iyileştirir.

Not: Hyaluronik asit içeren kremlerin faydalı olabilmesi için, ciltte dermis tabakasına kadar etki etmesi gerekir. Bu nedenle kremler tek başına kuvvetli bir etki yapmazlar. Size önerebileceğim dermapen uygulamasıdır. Evinizde kendiniz rahatlıkla bu uygulamayı ayda bir yada mevsimine göre 2 ayda bir yapabilirsiniz. Burada uyarmam gereken tek nokta dermapen uygulamasını yaptıktan sonra 1 gün boyunca güneşe çıkmamanızdır. Ayrıca diğer günlerde de günlük kreminizin dışında bir güneş koruyucusu da kullanmalısınız.

Hamileler Kullanabilir mi?

Vücudun doğal olarak ürettiği bir madde olduğu için alerjik reaksiyonları nadir görülür. Fakat bu tür bir kullanımı önceden doktorunuzla konuşmalısınız.

Kullanırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Günümüzde daha çok sentetik yani laboratuvar ortamında üretilmiş hyalüronik asitler kullanılmaktadır. Piyasada çok fazla çeşitle sizlere sunulur. Hyalüronik asidin kaynağı ilk zamanlarda horoz ibiğiydi. Hala bu kaynağı kullanarak ta üretenler mevcuttur. Bu ürünlü bir kaynağı kullanırken dikkat etmeniz gereken şey tavuk ve yumurtaya alerjinizin olup olmamasıdır.

Kullanım miktarı olarak çoğunlukla günlük 60 ile 240 miligram arasında hyalüronik asit tercih edilmektedir. Örneğin eklem sorunları için alıyorsanız ek olarak glukozamin ya da kondroitin sülfat içeren bir preparat uygun olacakken, cilt için kullanacaksanız C vitamini, B vitamini gibi ek ürünler içeren bir preparat daha doğru tercihtir. Hyalüronik asit içeren ürünlerin kullanıldığında etkisinin görülmesi en az 4-6 haftadır.

Hyaluronik Asit Molekülleri Ve Boyutları

Hyaluronik asit, farklı büyüklüklere sahiptir. Yüksek moleküler ve mikro molekürler hyaluronik asit adı verilen bu moleküllerin cilt üzerinde farklı etkileri vardır.  Örneğin; Yüksek molekürler hyaluronik asit, daha büyük bir ebatta olduğu için cildin epidermis tabakasına, yani üst katmanına etki etmektedir. Cildi nemlendirir, nemi hapseder ve nem kaybını engeller. Böylece cilt çok daha nemli ve pürüzsüz görünür.

Mikro moleküler hyaluronik asit ise küçük bir boyuta sahiptir. Cildin dermis tabakasına, yani alt tabakasına kadar inmeyi başarabilmektedir. Nemsizlik kaynaklı ince çizgi ve kırışıklıkların oluşmaya başladığı bu tabakada, üzerine nemi çekerek cildin çok daha dolgun görünmesini sağlıyor. Bu sayede ince çizgiler ve kırışıklıklar açılıyor, cilt daha genç bir görünüme sahip oluyor.